01 Ağustos 2026, Cumartesi 🌤 İstanbul, 22°
SON DAKİKA
Anasayfa Gündem AYEDAŞ TUZLA’DA SORUMLULUKTAN KAÇIYOR,…
Gündem

AYEDAŞ TUZLA’DA SORUMLULUKTAN KAÇIYOR, TOPU BELEDİYEYE ATIYOR!

Tuzla’da emsal transferi nedeniyle yaklaşık 16 bin bağımsız bölümün geleceği tartışılırken, AYEDAŞ tarafından Tuzla Belediyesi’ne gönderildiği öne sürülen bir yazı yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. “Elektrik Aboneliklerine İlişkin Değerlendirme” başlıklı belgede, hukuki ve idari süreci devam eden yapılara ilişkin sorumluluğun ilgili idareye ait olduğu belirtilirken, bireysel elektrik aboneliklerine yönelik izlenebilecek yöntemler de sıralandı.

AYEDAŞ TUZLA’DA SORUMLULUKTAN KAÇIYOR, TOPU BELEDİYEYE ATIYOR!
Elektrik aboneliklerinin açılması, devam ettirilmesi ve iptal edilmesi yetkisi mevzuat gereği dağıtım şirketinin görev alanında bulunmasına rağmen, belgede belediyenin idari değerlendirmelerine atıfta bulunulması dikkat çekti. Bu durum, AYEDAŞ’ın olası hukuki ve idari sorumluluğu belediyeye yönlendirmeye çalıştığı yönündeki değerlendirmeleri de beraberinde getirdi. Belgede yer alan ifadeler, emsal transferi sürecinden etkilenen binlerce bağımsız bölümde yaşayan vatandaşları doğrudan ilgilendiriyor. Çünkü değerlendirmelerin uygulamaya alınması halinde, hukuki süreci devam eden bazı yapılardaki mevcut bireysel elektrik aboneliklerinin yeniden incelemeye alınması ve statülerinin değiştirilmesi ihtimali gündeme gelebilecek. BELGEDE DİKKAT ÇEKEN ÜÇ DEĞERLENDİRME AYEDAŞ tarafından gönderilen belgede üç başlık öne çıkıyor. Bunlar; iskânı bulunmasına rağmen inşaatı tamamlanmamış binalardaki bireysel elektrik aboneliklerinin şantiye elektriğine dönüştürülmesi, emsal transferi nedeniyle hukuki veya idari süreci devam eden yapılardaki aboneliklerin yeniden değerlendirilmesi ve kaçak yapılara ait elektrik bağlantılarının kesilmesine yönelik işlemler olarak sıralanıyor. Öte yandan belgede, hukuki süreci devam eden bazı yapılarda bireysel elektrik aboneliklerinin şantiye elektriğine çevrilebileceği yönünde değerlendirmelere yer verilmesine karşın, bunun hangi binaları kapsadığına veya bu kapsamda herhangi bir uygulamanın başlatıldığına ilişkin resmi bir açıklama bulunmuyor. Aynı şekilde, iskânı bulunan ancak inşaatı tamamlanmamış yapılar için öngörülen değerlendirmenin hangi hukuki gerekçeye dayandığı ve uygulama sınırlarının ne olacağı da henüz netlik kazanmış değil.